sayfa içeriği

Beraber Yaşadıklarımız

 
  

 BERABER YAŞADIKLARIMIZ

 Hiç  düşündükmü geçen yılları ,anıları, Masum tertemiz çocukluğumuz.  İlk okul  yıllarımız mazide kalan anılarımız. Okul  çıkışı zil çalar koşarak pazarın yolunu tutardık  .  Çocukluk ya her  şeyi merak eder  biraz  pazarda  takılırdık .  Çif taşla dönen Hatun değirmeninden  başlardık oyalanmaya bentlerinden  birşeyler salar arkasından bakardık. Değirmen o yıllarda hiç durmazdı değirmen aştı , mısır ekmeğiydi, Somun ekmeği lükstü .değirmen durunca sorun olurdu  mısırlar değirmende birikirdi. İşte o günlerde yaşadık .

 

 Sonra Öğle  yemeklerimizi yediğimiz Onbaşıların  hasan dayı ve  Telligoların   taş fırınları vardı , Kapısı  cıvıl cıvıl olurdu -- Bana yarım  ekmek , bana  çeğrek  arasına  çeğrek yağ koy sesleri. ne de güzel olurdu  somun ekmeğinin arasında değilmi ?  Hayallerimiz arasında şimdi.

   Tahtacı  Sali  dayı  bakırlara öyle itinalı vururdu ki hayret ederdik arada bir bizlere şaka yapardı, sonra kalay  yapışı zamanımızın bir kısmını da onu seyrederek  geçirirdik. Çocukluk ya annemiz  merak eder demezdik.

   Tarihi  kemer köprünün  üzerinden bazan yağan yağmurlarla taşan dereyi  korkulu gözlerle izlerdik. Rüyamıza  girer düşme tehlikesi geçirerek  uyanırdık.Ama yine aynı şeyleri yapardık.

    Tarihi kemer köprünün sol başında  Mustafa  dayının  ayakkabıcı dükkanı, bitişiğinde  ve karşısında  mustafa  dayıların  tahta  kepenkli  bakkalları vardı . terzi  nihat ağbi , ileride  kahvehane  ,berber  temel dayı Cemil ağa dayının dükkanı Bir zamanlar Sait  Amcamın  manifatura dükkanı  , Osman  dayının bakkalı bitişiğinde Alidayı ,Hacı Ali dayı. Galip dayı oğlu Remzi dayının Tahta kepenkli bakkalı, Sanki Çiriş deresinin üzerinde  duran  saatçi  Hasan eniştenin kulubesi .Ali dayının bakkalı Yukarıda Harun  dayı . Akşam olur neredeyse karartırdık havayı.

     O zamanlar cıvıl cıvıl her yer. çünkü yoktu o zaman  şehir mehir.  Kırmızı  çizgili  şekerler  vardı . Yine bisküviler teneke kutularda idi Radyoda reklamlarda duyardık eti-eti eti kefeli terazilerle  gram gram tartılırdı . çünkü çok değerliydi.

     Çeşme  başında  Şevki amcamın fırını  vardı . Lavaç ekmeği ne de  güzel olurdu. Sonraları Yakup  amcam oraya bakkal açtı. Hani o tarihlerde elektrik te yoktu. Buzdolabı olmayınca Yakup amcam kolaları,gazozları Gürül gürül akan çeşmenin altına koyuverirdi.

   Bizim geç saatlere kadar oralarda takıldığımızı gören Osman dayımız siz hala buralardamısınız  keratalar diyerek  bizi  KOVALAYIVERİRDİ  O GÜNLER  NERELERDELER.  

 

   
   
 Özleyen kalbimin bir köşesinde 
 Sakladığım kıyamadığım anılarım,yaşadıklarım.
 Yılların çocuksu tazeliğinde,

 Geride kalan güzel oyuncaklarım.

                                                             Muzaffer  Kolukısaoğlu

 

                                                  

 

Başa Dön


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam49
Toplam Ziyaret225762
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85193.8674
Euro4.52334.5414
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 13° 10°
Saat
NEDEN BU SİTE

 Muzaffer Kolukısaoğlu

 Saygıdeğer Dostlarım Büyüklerim ,Kardeşlerim. Burada sizlerle birşeyleri paylaşmak,
Sizlere yakın olmak.Sizlerden
gelecek haber ve duyuruları
biryerlere ulaştırmak, Gurbet de
olup da memleketine özlem
duyanlara birşeyler iletebilmek ,Birbirimize asla uzak olmadığımızı hissettirebilmek , Kısacası birşeyler paylaşmak, tanışmak, UNUTMAMAK ADINA  Buradayız.
Burada demokratik bir ortamda,
Ahlaki kurallar ihlal edilmeden Hiç kimsenin kişilik haklarına 
saldırmadan 
herkes görüşlerini yazabilir, paylaşabilir.

 ÇÜNKÜ BİLMELİYİZ
UNUTURSAK UNUTULURUZ 
HEPİNİZE SAYGI VE SELAMLAR 
ESEN KALINIZ
 



GİRESUN
YARDIMLAŞMA DERNEĞİ YARDIMLARINIZI
BEKLİYOR  

 

RESİMLER KÖŞESİ









 
 
TÜRKİYE E- DEVLET

             E-DEVLET

 

 

 

REKLAM












AKGÜN ÇİÇEKÇİLİK